alevi arkadaş
+ Konu Cevaplama Paneli + Yeni Konu aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8
Ağaç Şeklinde Aç5Beğeni
  • 1 gönderen devran
  • 3 gönderen PirYolu
  • 1 gönderen

Konu: alevilikte mum söndürme var mı ?

  1. #1
    Kayıtsız Üye

    alevi arkadaş bul

    Standart alevilikte mum söndürme var mı ?


    Merhaba arkadaşlar biliyorum şimdi çoğunuz kızacak belkide bu mesajı yayınlamayacaksınız bile
    söndürme var mı ?">www.vbulletin-turko.com - alevilikte mum söndürme var mı ? ama ben genede sorucam .
    Benimbi arkadalşım var ve aleviolduğunu söylüyor onun iddeasına göre mum söndü varmış. ben inanamadım iftira olduğunu düşünüyordum ancak böyle bir olayla karşılaşınca alevi sitelerine sormak istedim ama cevap veren olmadı
    şimdi böyle bir şey var mı yok mu açıklarsanız çok sevinirim mesajım a (eğer cevap verirseniz) vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekür ediyorum



  2. #2

    Böyle bir karalamaya nasıl inanır insan nasıl düşünmez biz ailemizle böyle bir şey yapıyor muyuz ki Aleviler yapsın diye aklım almaz . sanırım bu videoda anlatılmış gerekenler.


    Alıntı piryolu.com Alevi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    12."MUM SÖNDÜ"İFTİRASININ KAYNAĞI NEDİR?



    Alevî-Bektaşiliği dinsizlik veya İslâm dışı bir inanç ola*rak göstermeye çalışan kesimler tarafından yüzyıllar boyu Mum söndü olayı istismar edilmek suretiyle Alevî-Bektaşiler karalanmaya ve aşağılanmaya çalışılmıştır.

    Alevî-Bektaşilerde aile yaşamında olduğu gibi Cem törenlerinde de kadın-erkek bir aradadır. Kadın ve erkek Alevî-Bektaşi düşüncesine göre hayatın her alanında eşittir. Namus kavramı Alevî-Bektaşiler için çok büyük önem taşır. Zaten suresi'nin 35. ayetine da-Alevî-Bektaşiliğin temel felsefesinde yer alan "Eline, diline, beline hakim olmak" kavramı bunun en büyük kanıtıdır.

    Cemde meydanın kutsallığını ve simgesel olarak canlılığın ve yaşamın kayna*ğı olduğunu göstermek üzere Kur'an-ı Kerim'de bulunan Nur Suresi'nin 35. ayetin*de bulunan:

    "Allah Teala göklerin ve yerin nurudur. Nurunun örneği, içinde güzel bir çe*rağ bulunan lamba gibidir. O çerağ ise bir kandil içindedir. O kandil ise sanki bir in*ci gibi yıldızdır. Doğusu ve batısı olmayan bir kutsal zeytin ağacından tutuşturul-maktadır. Onun yağı öyle bir yağ ki ateş dokunmasa bile etrafına ışık verir." İfadesi-nedayanılarak "Çerağ uyandırılır''ve yine aynı simgesel gerekçelerle "Çerağsöndü*rülür" Çerağın sönmesi aynı zamanda Cem töreninin bitmesini simgeler. Özellikle 16. yüzyıldan başlayıp Alevî-Bektaşiliğe "mum söndü" iftirasını yapanlar bu töre*nin gerçek anlamını bilmedikleri ve iftiralarına dayanak aradıkları içindir.

    Macar bilim adamı İmre Adorjan'a göre bu tarz iddialar daha önce Avrupa'da bazı Hıristiyan tarikatlarına karşı ileri sürülen iftiralardır. Buna dayanarak Katolik Ki*lisesi bu Hıristiyan tarikatlarını takibe almış ve cezalandırmıştır. Daha sonra İslâmiyet içindeki bazı siyasî bakış açıları bu iftirayı Batıdan alarak Alevîlik-Bektaşilik üzerine yüklemişlerdir.
    ve

    Alıntı piryolu.com hasan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öncelikle şunu açık seçik ifade etmek gerekir ki; Sözde “Mum Söndü” çirkinliği, Alevilere isnad edilen mesnetsiz bir iftiradır. Alevi müslümanları ve Alevilik kavramını kıymetten düşürmek ve birbirimize düşman gibi göstermek isteyen bazı dış güçlerin ve bunların içerideki yandaşlarının çirkin planlarıdır. Ve asıl amaçları, ne yazık ki;cahil sünni müslümanları böyle bir iftira ile oyuna getirip, biz Alevi canlarına karşı kandırma çabalarından ibarettir. Mesele esasen, Alevi & Sünni müslümanlarının aralarına fitne sokup, birbirine düşman gibi göstermek ve kardeşi kardeşe kırdırma planlarından başka birşey değildir. Halbuki olayın aslı astarı şudur;
    Toplumun her alanınında fitne çıkarmak isteyen kafir ve münafıkların bir çoğu Alevi & Bektaşi müslümanlarının aralarına sızmayı başarmışlar ve böylece çok rahat hareket edebildikleri bu zümrenin içinde gizli olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Bunu yaparken de, bir tasavvuf, sevgi, insanlık yolu(tarikatı) olan Alevi & Bektaşi inancını da farklı anlayış ve yorumlarla anlatmışlar, özünden ve hakikatından uzaklaştırmışlardır. Son zamanlarda yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan “Ali-siz Alevilik” yine bunların başlarının altından çıkmıştır. Provokatif olaylarla sürekli gündemde tutulan Alevi-Sünni gerilimi de bu islam düşmanlarının kullandığı malzemelerden biridir. İnsan ve dost canlısı, kalender bir İslam yolu olan Türk Aleviliğini toplumun diğer kesimlerine karşı geren bu zalimler, Türkiye’deki mezhep kaynakli cepheleşmeyi sürekli körüklemişler ve kiskirtmislardir. Bu kısa ön bilgiyi verdikten sonra, meselenin izahına geçiyoruz;
    Cumhuriyet kurulduğu ilk dönemlerde devrim kanunlarının yürürlüğe girdiği, ve özel bir kanunla Türkiyedeki bütün tekke ve zaviyeler kapatılmış olduğu herkesin malumudur. Bu kapatılma içerisinde, Alevi ve bektaşilere ait tekke ve dergahlar, yani bugünkü anlamı ile Cem Evleri de ortadan kaldırılmıştır. Bu dönem içerisinde bilindiği gibi Alevi dedeleri katledilerek veya sürgün edilerek, alevi kitapları yakılarak, dergahlar kapatılarak dini bir amaç için toplanmalar ve cem ayinlerinin(zikirlerinin) yapılması engellenmekte ve yapılamamaktaydı,çünkü yasaktı. Bunun üzerine Alevi Müslümanlar da geceleri evlerde toplanıp, cem zikirlerini kimseden habersiz yapmaktaydılar. Tabii yasak olması hasebi ile çok ciddi bir tarassut ve devlet baskısı vardı. Her hangi bir evde bir cem ayini yapıldığı tespit edilse, hemen karakola götürülüp ya dayak atılır, ya da mahkemeye sevkedilirlerdi. Bu yüzden, evlerde toplanıldığında dışardan belli olmasın diye perdeler çekilir ve çıralar(eskiden elle taşınan lamba) yakılırdı.
    Gelelim karalama olayına; Yukarıda da bahsedildiği gibi, Alevi köylerinde cem zikir ayinleri sorun olmadan yapılmaktaydı. Ancak merkezlerde, özellikle Alevi&Sünni müslümanların iç içe yaşadıkları bölgelerde, birbirlerine karşı kışkırtılmaya, dolayısı ile bu iftira ve karalamalara çok elverişli bir ortam bulunmaktaydı. Ve Maalesef, islam karşıtları, yıllarca beraber yaşamış bu islam meşreplerini birbirine düşürüp, her iki tarafıda biri birine karşı kışkırtıp, siyasi ranttan tutun, menfi çok farklı amaç ve bölücü fikirlerle, toplum üzerinden rant elde etme ve kötü ahlakı yayma amaçlı, bu milletin değerlerine saldırmışlardır.
    Alevilik İslamın mümtaz bir yoludur. Dedelerin bir çoğu Evlad-I Resuldür, yani “Seyyid”tirler.. Dedelerin ve seyyidlerin soyları Osmanli Imparatorlugu devrinde, hatta cumhuriyete yakın zamana kadar resmi kayitlarda tutulmakta ve bilinmekte idi. Ancak son 100 yıldır islam düşmanlarının bu kesime yönelmesinden sonra bu silsilede de karışıklılar olmuştur. Devrim kanunları ile bu resmi uygulama da kaldirilmis, Dedeler ve Seyyidler gelenegine de ciddi bir darbe vurulmustur. O günden bu güne, pek çok ve çeşitli Alevi ve Bektaşi dernekleri, vakıfları kurulmuş; ve bir çoğunun başına, ne yazıkki bu ayrımcı zihniyetteki insanlar getirilmiştir. Aleviler inançları ve değerleri ile oynanarak, istismara açık hale getirilmişlerdir. Netice olarakta ortaya bir çok Alevilik anlayışı çıkmıştır.
    Çoğu Yahudi asıllı bu dış güçler ve içimizde yetiştirdikleri müslüman görünümlü münafıklar, Alevilerin içine 19.-20. yüzyıldan itibaren sızmış, Alevilerin güvenini kazanarak temel öğretilerini değiştirmiş, Alevilik tarihi kitapları yazarak Aleviliği asil kaynagindan saptırmaya calisarak, Alevi gençlerin pek çoğunu kültürel ve dini değerlerinden kopararak, sonuçta da ne yazıkki bir çoğunu fanatik siyasetçi veya ateist haline getirmeyi başarmışlardır.
    ALLAH’a ve peygamberine (a.s.m) ve O’nun Ehl-i Beytine (r.a. ecmain) inanan, müslüman alevilerin böyle çirkin şeylerle hiç ilgisi ve alakası yoktur. Böyle çirkin bir iftirayı Alevi müslümanlara yakıştırmak bırakın yalnız Alevi canlarına, insanlığa karşı bir ayıp olmakla birlikte, İslama ve Onun nurlu Peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m)’e karşı en adi bir hakarettir !
    Sünni müslüman kardeşlerimizin doğru aleviliği öğrenmeleri , bilinçli olmaları bu fitnenin önüne geçecek önemli bir etkendir. Ve Alevi canlarımızın; inançlarını tahrip ederek kendilerini toplumun diğer kesimleriyle kavgalı hale getiren yabancı ve yerli münafik unsurlarla mücadele etmeleri, istismar edilmekten kurtulmaları, her türlü siyasi ve çıkarcı grupların oyunlarına gelmeden, siyasetten uzak bir din öğretisi olan Gerçek Aleviliğe yönelmeleri bu bakımdan çok ehemmiyetlidir. Bunun en doğru yolu ise, Hakiki Aleviliği, bu yolun kurucusu Şeyh ve Pir’lerin kitaplarından öğrenmektir. Bizim sitemizdeki yazılar hep bu minval üzeredir, ALLAH şaşırtmasın, amin.
    Yine alevi canlarımızın sünnilerle veya diğer islam yollarıyla uğraşmak yerine aleviliğin güzelliğini yaşamaları ve temsil etmeleri bütün sorunların önüne geçen en büyük silahtır. Aynı şekilde sünni kardeşlerimizde alevilerle uğraşmak yerine kendi mesleklerini yaşamak ve temsil etmek için çalışmalıdır.
    Sorularla Alevilik Ekibi olarak, Alevi ve Sünni tüm müslümanları, bu gereksiz ve faydasız ve manasız önyargılardan vazgeçmeye, Allah’a, Peygamber’ine ve O’nun Ehl-i Beytine inanan ve dinin esasatında ittifak eden müslümanların teferruattaki farklılıkları bir birlerine hoş görmelerine ve müslüman ve ALLAH’a kul olduğumuzu hatırlamaya davet ediyoruz.
    Bu güne kadar müslümanların arasına fitne sokanların sebeb olduğu düşmanlığın, - ki kardeşi kardeşe düşürmekten başka birşey değildir- ne dünyamıza ne de ahiretimize hiç bir faydası olmadığını gördük. Cehaletimizden istifade eden bu zalimlerin oyuncağı olduğumuz artık yeter Alevi ve Sünni her iki müslüman tarafta artık daha fazla zarar görmeden ve bütün kalbimizle “Gelin canlar bir olalım” diyoruz
    Mum söndü ne demktir?mum söndü gerçeği - Türkiye'nin alevi, bektaşi, kızılbaş site ve sosyal ağı ndan alıntıdır.



    ünver55 bunu beğendi.

  3. #3
    büyük bir iftira
    büyük bir iftira

    işte, “mum söndürme” hadisesi de bu iftiralar cümlesindendir. cem ayininin sonunda mumların söndürülmesi ve anne, kızkardeş, hala, teyze... kim rast gelirse gelsin, herkesin karanlıkta kendisine denk düşen kişiyle beraber olması şeklinde anlatılan, yani tam manasıyla bohemliğe * ve ibâhiyeciliğe sapıldığı iddiasıyla dile dolanan böyle bir bühtanın gerçekmiş gibi algılanması ve milletimizin bir kesimine o nazarla bakılması çok büyük bir zulümdür, insanlığa karşı saygısızlıktır ve altından kalkılamayacak azim bir iftiradır. alevîleri karalamaya ve onları yoldan sapmış göstermeye matuf olarak kullanılan bu iftira, bir kısım zâlimler tarafından ortaya atılmış; bazı saf insanların duyduklarına hemen inanmaları ve onu hakikatmiş gibi aktarmaları neticesinde bir kısım sünnî camia içinde de yayılmıştır. aslında, bazı mihraklar, sünnîlerin yanına varıp onlara alevîlerle alâkalı bin bir türlü yalan söylemişler; daha sonra alevîlerle beraber olup bu defa da onlara sünnîlerle ilgili gayr-i vaki beyanlar ileri sürmüşler ve böylece kardeşi kardeşe düşürmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır.

    bu açıdan, mum söndürme meselesi gibi, bir zümreyi karalamaya ve insanımızı birbirine düşman kılmaya matuf olarak ortaya atılmış iftiralara ve uydurma beyanlara karşı çok ciddi bir tavır almak gerekir. kulağa fısıldanan her sözü sağlam bir asla dayanıyormuş gibi hemen kabul etmek doğru değildir; hele o söz bir kesimi suçlayıcı ve küçük düşürücü ise, ona itibar etmek ve onu orada burada dile getirmek bir mü’mine asla yakışmaz. binaenaleyh, ömrüm boyunca âlim ve ârif hiçbir insanın ağzından böyle bir bühtan duymadım; çocukluğumdan itibaren büyük pirlerin, üstadların ve meşayihin meclislerinde bulundum; fakat, onların sohbetlerinde ya da muhaverelerinde bu kabil bir güft u gûya rastlamadım. öyle anlaşılıyor ki, bu türlü ithamlar, halk arasında, meseleleri ayağa düşüren kimselerin dedikodularından ibarettir; bunları yayanlar ve bu şekilde toplumun huzurunu kaçıranlar ise, ya cahil kimselerdir ya da ülkemizde düşmanlık duygularını kızıştırmaya çalışan hainlerdir.



    Peki neydi bu mum söndü ? Nerede nasil cikmisti? ve nasil Kizilbaslarla özdes hale gelmisti günümüz Türkiyesinde?

    Bunun icin günümüzün bütün güncel olaylarini birakip, eski anadoluya kadar uzanmamiz gerekiyor.

    Anadolu ve mezopotamyada müslümanligin ve hiristiyanligin egemen oldugu binlerce yil öncesinde , Hiristiyanlik ve Müslümanlik arasinda eritilmeye calisilan bir cok din ögretisi vardi. Bunlar Müslümanligin egemen oldugu bölgelerde Zerdüstlük, Mazdekcilik,Hiristiyanlarin egemen oldugu bölgelerde de Pavlikanlar yenilip yutulmaya calisiliyordu.

    Pavlikanlar Hiristiyanliktan cok farkli olduklari halde Hiristiyan baski ve zulmünden kendi inanc sistemlerini koruyabilmek icin Hiristiyan gibi görünmeye özen gösteriyorlardi. Ama yinede ne Hiristiyanligin icinde nede disinda sayiliyorlardi. Yani kimseye yaranamamanin sonucu baski baslarindan eksik olmuyordu.

    Pavlikanlarin ibadet sekli ile Hiristiyanlarinki birbirlerinden cok farkliydi. Onlar ibadetlerini evlerinde hatta ahirlarinda herkesten uzak bir sekilde kadinli erkekli yapmayi uygun buluyorlardi. Cünkü onlarin inancina göre ibadet gösterissiz olmak zorundaydi. Tabi o dönemde ibadetlerini gizli yapmak zorunda olduklarindan,kadinli erkekli birlikte yapmalarindan ,ve haliyle o dönemde elektrik olmadigi icin ibadet yaptiklari yeri mumlarla yada kücük mesalelerle yada ciralarla aydinlattiklarindan dolayi Hiristiyanlar tarafindan ilk Mum söndürme damgasini yemislerdi
    "Bunlar mumlari söndürüp uygunsuz isler yapiyorlar."

    Ayni suclamayi Islam egemen topraklarda Zerdüstler Mazdekciler Hürremiler,Selcuklu ile birlikte anadoluya giris yaptiktan sonra Yine Pavlikanlar cekmeye devam ediyorlardi. Bu dinlerin hepside baski yedikleri icin ya müslümanlik adi altinda yada hiristiyanlik adi altinda gizlenip kendi ibadetlerini gizlice yapiyorlar ama gizli müslüman yada gizli hiristiyanliklarini acikladiklari halde ya cami ya kilise tercihine zorlaniyorlardi. Daha sonrasinda Pavlikanlar Türkler,Ermeniler, Kürtler arasinda maalesef kendi dinlerini koruyamayip kaybolup gittiler.

    Ayni süreci Kizilbaslar ve Rafiziler de Selcuklu ve Osmanli döneminde tecrübe ettiler.

    Osmanli kaynaklari bu dinlere bagli dergahlarin kapatilmasi yada ani baskinlar yapilmasi ,ögreti kaynaklarinin yasaklanmasi yokedilmesi gibi vakkalarla doludur.

    Hic süphe yokturki kadini erkekle esit görmeyen, kadini ademin kaburgasindan yarattigina inanan,cok kadinla evlenmeyi Peygamberi ve Allahi tarafindan kullarina izinli kilan, fahiselige hizmet edip kadin bosamayi bu kadar kolaylastiran bir dinsel yapidanda baska bir bakis acisi beklenemezdi.

  4. #4
    PirYolu
    Sen o arkadasin ve buna inanan geri zekalilara sunu de.. kizilbaslar mum sondu yapiyormus diyolar.. acaba biliyolarmi kizilbaslar tarih oncesinde cok korkulan bir toplummus baslarina bagladiklari kizil bezler yuzunden kizilbas ismi almislar aslinda ozel elit askerler gibi savaslarda en kahraman bir birlikmis hz alinin onderliginde bir cok savasi kazanmislar bazi sapla samani ayiramiyan yobazlar biz bu kizilbaslari alevileri nasil kotuleriz mum sondu uydurup alevileri zaman icinde asimile etmeye calismislar...

    ayrica is olsun diye konu acmisin google yazsan cevabini bulursun..
    kigi12, devran ve ünver55 bunu beğendiler.

  5. #5
    ben sizin yüreginize kurban olayim eyy canlar....

  6. #6
    Kardeşim çok merak ediyorsan açarsın Cem tv kanalını perşembe geceleri önceden yapılmış bir cemin tamamını veriyor. Seyreder bakarsın var mıdır ,yok mudur?
    devran bunu beğendi.

  7. #7
    pinar
    kardesim sana kim ne anlatti bilinmezde bak eskiden elektirik yokmus düsman köyü ele gecirmis ve birr sekilde kurtulmak zorundalarmis onlarda geceleri toplanti yapiyorlarmis gündüz yapamiyorlarr cünkü köle gibi calistiriyorlarmiss bizans askerleri.. kadin kiz kisrak demeden tecavüz ediyorlarmis ve daha sonra köle gibi pazarda satiyorlarmis..bunun üzerine geceleri toplanti yapiyorlar biriside gözcülük yaparmiss pencerede gelen oldugu taktirde cira yani eskinin mum niyetine kullanilan aydinlatma sistemi ha niye birisi geldiginde kapatilyior diyecek olursan belirli saatten sonra hicc bir kimsenin isigi acik olmuyacakmis cünkü öldürüyorlarmis söndürme olayi böylee...hangi din vardir ki anasina bacisina kizinaa kisagina yan gözlee baksin inneyi erkess kendinee batirsin cani acirsa olay bitmistir...ve unutmasin eline,beline,dilene sahip cik....

  8. #8
    lale27
    bende sey duydum bilmiyorum artik dogrumu sunnulerden cevap bekliyorum hoca nikah kiyarken ilk once kizla o yatiyormus sonrada damada veriyormuss


Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


Türkiyenin baskenti neresidir?

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Alevilikte Kadınlar...
    By ahtapot in forum Alevi İnancı ve İbadetleri
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 04-26-2013, 09:35
  2. Alevilikte düşkünlük
    By devran in forum Alevilik Genel
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 01-28-2013, 02:49
  3. Alevilikte İç Ve Dış Temizlik
    By Asi_Prenses in forum ALLAH'ın Arslanı. Hz. Ali
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-05-2009, 14:33
  4. Alevilikte Dualar..
    By seyduna_34 in forum Alevi İnancı ve İbadetleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-07-2008, 18:06
  5. alevilikte müsahiplik
    By bluedream in forum Alevi İnancı ve İbadetleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03-12-2007, 18:55

Bu Konudaki Etiketler

Telif Hakları vBulletin v4.1.8 © 2000-2011, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Sorularınız, önerileriniz ve şikayetleriniz için webmas52@gmail.com adresine mail atınız.

alevi arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104