Hz Muhammed mustafanin ( s.a.v) hadisi serifler
muhammet mustafanin ehlİbeyt hakkindakİ bazi HADİS-İ ŞERİFLERİ">www.vbulletin-turko.com - H.Z. MUHAMMET MUSTAFANIN EHLİBEYT HAKKINDAKİ BAZI HADİS-İ ŞERİFLERİ
Ehl-i Beyt Hakkındaki Bazı Hadis-i Şerifleri Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’e karşı savaş içinde olanlara karşı, ben de savaş içindeyim. Allah’a and olsun ki bizi sevmeyenleri, şanı yüce Allah cehenneme dökecektir. Benim “Ehl-i Beyt’im”, kendinize ehlinizden daha sevgili olmadıkça, kesin îman sahibi olamazsınız. Ben sizin aranızda iki paha biçilmez şey bırakıyorum. İkisi de birbirinden büyüktür. Bunlardan birisi Allah’ın kelâmı «Kur’ân-ı Kerîm» diğeri ise «Ehl-i Beyt’im»dir. Bu ikisi Kevser havuzunun kıyısında bana ulaşıncaya kadar birbirinden ayrılmaz; bunu Rabbim’den ben diledim. Bu ikisine yapışır, sarılırsanız benden sonra ebedî olarak sapmazsınız, yol yitirmezsiniz. “Ehl-i Beyt’im”e buğz eden münâfıktır. “Ehl-i Beyt’im”e eziyet eden, Allah’a eziyet eder. “Ehl-i Beyt’im”e karşı davranışlarınızdan dolayı, Allah’ın azâbını sizlere şimdiden hatırlatmak istiyorum. “Ehl-i Beyt’im”in peşinden gidiniz, sakın onların önüne geçmeyiniz, aksi taktirde helâk olursunuz. Onlara bir şey öğretmeye de kalkışmayınız, çünkü onlar sizlerden daha bilgililerdir. Ey Fâtıma! Kıyamet gününde; Ben, sen, oğulların Hasan ve Hüseyin ile eşin Ali aynı makamda olacağız. İçinizde “Ehl-i Beyt’im”in misali, Nûh Aleyhisselâmın gemisi gibidir. Her kim gemiye binerse kurtulur ve her kim muhalefet ederse boğulup helâk olur. İslâm’ın esası beni ve “Ehl-i Beyt’im”i sevmektir. Kıyamet gününde; her kul iki şey hakkında sorulmadan Sırat köprüsünden geçemeyecek; Birincisi: «Ben sizinle idim, siz kiminle oldunuz?» İkincisi : «“Ehl-i Beyt’e” kurbiyyetiniz (sevginiz, yakınlığınız) ne derece?» Sizleri nimetleri ile beslediğinden Allah’ı seviniz, Allah’ı sevdiğinizden beni seviniz ve beni sevdiğinizden de “Ehl-i Beyt’im”i seviniz. Şefâatım, “Ehl-i Beyt’im”i sevenedir. Hz. Ali Hakkındaki Bazı Hadis-i Şerifleri Ali bendendir, ben de ondanım. Ali, Hak ile beraberdir. Hak da Ali ile beraberdir. Ali, her hususta Kur’ân ile beraberdir. O Kur’ân dışı bir şey söylemez ve bir iş işlemez. Kur’ân da, Ali’den asla ayrılmaz. Ali’nin dostu, benim dostumdur; Ali’nin düşmanı benim düşmanımdır. Ali’yi seven şüphe yok ki beni sevmiş olur. Beni seven Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye düşman olan, bana düşman olur. Bana düşman olan ise, hiç şüphesiz Allah’a düşman olur. Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. Bilgi isteyen, Ali’nin kapısına gelsin. Ben ve Ali insanların yükselebilmesi için, Allah’ın gönderdiği kılavuzlarız. Ey Ali! Dünya ve âhirette sen benim kardeşimsin, vasîyimsin, vârisimsin, halîfemsin. İlminden dolayı Hz.Âdem’e bakmak isteyen, Ali’nin ilmine baksın, Nûh’un takvâsını isteyen, İbrahim’in hilmini isteyen, Mûsâ’nın heybetini isteyen, Îsâ’nın ibâdetini görmek isteyen, Ali İbn-i Ebû Tâlib’e baksın. Yâ Ali! Gerçek Müslüman seni sever. Senin için fena söyleyenler, ara bozuculardır. Yâ Ali! Yakında hak sende olduğu halde, sana karşı gelenlerle savaşacaksın. O gün sana yardım etmeyen, benden değildir. Zikri Ali ibâdetün