İmam Hüseyn'in zalimlere ses çıkarmayan din adamlarını kınayan sözleri

0 oy
25 Mart 2014 Alevilik Genel kategorisinde Özdemircan (440 puan) sordu
Emeviler önce kendi çıkarlarına uygun bir peygamber algılarda yarattılar. Şimdi bakın peygamber (s.a.a.) adına uydurulmuş sözlere; : “Seleme b. Yezid El-Cu’fî Resulullah’a bir soru yönelterek şöyle dedi: ‘Ya Resulallah, eğer bizim başımıza, bizden haklarını isteyen, ama bizim hakkımızı vermeyen emirler hakim olursa, ne yapmamızı emredersiniz?’ Râvi diyor, Peygamber (bir rahatsızlık ifadesi olarak) ondan yüzünü çevirdi. Sonra, soruyu tekrar edince, Allah Resulü şöyle buyurdu: ‘Dinleyin ve itâat edin; onların yaptıklarının sorumluluğu onlara, sizin yaptıklarınızın sorumluluğu da size aittir.” Sahih-i Müslim, C.2, S.119, Sünen-i Beyhakî, C.8 S.158 Bir de Mikdâm isminde birisinden şöyle rivayet etmişlerdir; Resulullah buyurdu ki: “Emirlerinize itaat edin; ne olularsa olsunlar! Eğer onlar benim söylediklerimi size emrederlerse, hem …).” Sünen-i Beyhakî, C.8, S.159 Yine söz konusu kaynakta Süveyd b. Gafele’den şöyle nakletmektedir; Ömer b. Hattap bana dedi ki: “Ey Eba Ümeyye, belki de sen benden sonra yaşarsın; o zaman İmâma itâat etmelisin; hatta HabeşÃ® bir köle bile olsa; sana vursa da sabret; emretse de sabret; seni (bir şeylerden) mahrum bıraksa da sabret; sana zulmetse de sabret; eğer dininde noksanlık yaratacak bir şeyi sana emrederse de ki: ‘Duydum ve itâat ettim...!!” Sünen-i Beyhakî, C.8, S.159 Yukarıda Peygamber adına uydurulmuş sözlere baktığımızda sözde peygamber zalimlere itaat etmemizi, onların zulümlerine karşı gelmememizi söylemiş. Bu sözler hep emeviler döneminde, Ehlibeyt'in ve Peygamber efendimizin düşmanları döneminde uydurulmuş sözler. Şimdi de Ehl-i Beyt’in tavrına bakalım. Gerçi Ehl-i Beyt’in katledilmesi yaşamıyla onların tavrını açıkça ortaya koyuyor ama bir de Ehlibeyt'in dilinden 12 imamın dilinden dini öğrenelim. İmam Hüseyin (a.s.) diyor ki; Ey insanlar! Allah'ın kendi velilerine öğüt vermek için yahudi alimleri hakkında yaptığı kınamadan öğüt alın. Allah-u Teâla (yahudi alimlerini kına***** şöyle) buyuruyor: "Niçin Allah’a yönelmiş bilginler ve Yahudi din alimleri, onları günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymuyorlar.? Yapmakta oldukları iş ne kötüdür.." maide 63 Yine Allah-u Teâla buyuruyor ki: "İsrailoğullarından kâfir olanlara Davud'un diliyle de lanet edilmişti, Meryem oğlu İsa'nın diliyle de. Bu da isyan ettiklerinden ve aşırı gittiklerindendi. İşledikleri kötülükten, birbirlerini men etmezlerdi. Gerçekten de yaptıkları iş, ne de kötüydü." Maide/78-79…. Allah'ın onları kınaması, onların, aralarında bulunan zalimlerin yaptıkları kötü işleri görüp, onlar vasıtasıyla elde ettikleri dünya mal ve makamına olan bağlılıkları ve maruz kalmaktan korktukları baskı yüzünden onları alıkoymamaları içindir. ... Görüldüğü gibi Allah-u Teâla (mü'minlerin sıfatını saydığında) emr-i bil maruf ve nehy-i anil münkerle başlayıp ilk olarak onu farz kılıyor. Çünkü biliyor ki eğer bu farize hakkıyla yerine getirilip uygu*lanırsa, (artık) bütün farizeler ister kolay olsun, ister zor yerine getirilip uygulanır. Çünkü iyiliği emredip kötülükten alıkoymak; zulme uğrayanların haklarının alınmasını, zalimlere muhalefeti, Beyt'ül-malın ve ganimetlerin (adaletle) dağıtıl*masını, zekâtın gereken yerlerden alınıp gerektiği şekilde sarfedilmesini sağla*makla, İslam'a yapılan (amelî) bir davettir… Fakat kendiniz için sandığınız hakka gelince onu talep ediyorsunuz. Siz Allah yolunda ne bir mal harcadınız; ne de O'nun için, yarattığı nefsi herhangi bir tehlikeye attınız ve ne de O'nun rızası için bir kabileye (topluluğa) düşman oldunuz. (Bununla birlikte) Allah'ın cennetine girmeyi, peygamberleriyle komşu olmayı ve azabından da kurtulmayı arzu ediyorsunuz. … Kendi gözlerinizle Allah'ın ahitlerinin bozulduğunu görmeniz sizleri tedirgin etmiyor. Oysa ki babalarınızın bazı ahitlerinin (söz ve vasiyetlerinin) çiğnenmesinden tedirgin oluyorsunuz. Peygamber salla'llâhu aleyhi ve alih'in ahitleri küçümsenmekte; kör, dilsiz ve kötürüm kimseler şehirlerde sığınaksız ve bakıcısız kalmış, acıyanları bile yoktur; sizler de ne makamınızdan yararlanıp onların hakkında bir iş yapıyorsunuz ve ne de (sığınaksız insanlara) bir iş yapan kimselere yardımcı oluyorsunuz. Zalim*lere dalkavukluk ve yaltaklık yaparak güvence elde etmeye çalışıyor*sunuz. Bütün bunları Yüce Allah size yasaklamıştır; oysa sizler bundan gaflet ediyorsunuz. …Eğer eziyetlere sabredip Allah için zorluklara katlanacak olsaydınız, ilahî işler sizden çıkar ve size dönerdi. Ama siz mevkinizi zalimlere bırakarak ilahî meseleleri onlara teslim ettiniz. Onlar da şüphe üzerine hareket edip nefsani arzularına uyuyorlar. Zalimleri bu işe musallat kılan, siz alimlerin ölümden kaçmanız ve sizden ayrılacak hayata gönül bağlamanızdır. Sizler güçsüz halkı onlara teslim ettiniz. Onlar*dan bazıları ezik köleler durumuna düşmüş, bazıları da geçimini sağlayamayan yenik mustaz'âflar haline gelmiştir. Onlar (zalimler) eşrarla (kötülerle) birlikte Allah'a karşı gelmeye yeltenerek, memleketten istedikleri şekilde faydalanıyor*lar; heva ve heveslerine uyup her kötülüğe başvuruyorlar Her şehirde belağatlı hatipleri vardır. Memleketin her tarafı onlara boyun eğmiş durumdadır; her tarafta egemenliklerini kurmuş, halk da onların köleleri durumuna gelmiş ve kendilerini savunacak bir güçleri kalmamıştır. Halka egemen olanlar gaddar, isyankâr ve zayıflara karşı acımasızca davranan zalimlerdir. Ya da Allah'a ve kıyamete inancı olmayan, emrine uyulan yetki sahipleridir. Hayret! Nasıl hayrete düşmeyeyim ki, İslam toprakları sahtekâr ve zalim zekât toplayı*cılarının ve mü'minlere karşı şefkatsiz ve insafsız olan hain hükümdarların otoritesi altındadır. Münakaşa ettiğimiz hususta, bizimle sizlerin arasında hüküm verecek olan, yalnız Allah'tır. İhtilafa düştüğümüz konularda da bizleri yargılayacak olan O'dur. Allah'ım, sen biliyorsun ki bizim tarafımızdan gerçekleşen (kıyam, savaş), saltanat için yarış ve değersiz dünya mallarından bir şeye ulaşmak için değildir. Senin dininin nişanelerini (öğretilerini) göstermek, belde*lerinde işleri düzeltip rayına oturtmak, mazlum kullarına emniyet ve güvence kazandırmak ve İslam'ın farzlarına, Resulullah'ın sünnet ve hükümlerine amel olunması içindir. Sizler de bize yardım etmeyip hak*kımızda insaflı olmazsanız, zalimler sizlere egemen olur ve Peygamber'inizin nurunu söndürmeye çalışırlar. Allah bize yeterlidir. O'na tevekkül etmişiz, O'na yönelmişiz ve dönüşümüz de O'nadır. Şimdi değerli canlar anladınız mı İmam Hüseyn'in ve Ehl-i Beyt'in neden unutturulmaya çalışıldığını? Neden sünnilerin cuma hutbelerinde Ehlibeyt'ten hiç söz etmediklerini? Çünkü bu sözleri müslümanlar öğrense Diyanete saldırırlar. Siz neden haksızlıkların karşısında durmuyorsunuz, siz neden incirlik üstlerinden havalanan uçakların masum insanları katletmesine sessiz kalıyorsunuz derler. Sakın peygamberi ve Ehlibeyt'i sünni kaynaklardan öğrenmeyin. Size Emevilerin, Abbasilerin uydurduğu bir peygamber algısı yaratırlar.

1 cevap

0 oy
9 Ekim 2014 sanem_62 (44,560 puan) cevapladı
Emeğine sağlık can
Hoş geldiniz, Alevilik hakkında merak ettiğiniz herşeyi sorabilir veya sorulan bir soruyu cevaplayabilirsiniz.
...