Camide namaz kılan sunni ile camide namaz kılan Şii arasında fark nedir

0 oy
14 Eylül 2012 Alevilik Genel kategorisinde suskunyurek (1,700 puan) sordu
Camide namaz kılan sunni ile camide namaz kılan Şii arasında fark nedir ??

13 Cevap

0 oy
18 Eylül 2012 fairy44 (2,420 puan) cevapladı
Bence fark cok var hz Aliyi Allahin Aslani olarak biliyorlar hz Muhammedin ehlibyttini seviyorlar Siilerde bizim gibi ya Allah ya Muhammed ya Ali diyorlar.. SUNNILER DEMEZLER YA ALLAH YAMUHAMMED YA ALI DEMEZLER
0 oy
18 Eylül 2012 devran (43,200 puan) cevapladı
Bence ibadetin şekli olmaz canlar senaryo ne olursa olsun yaratan tek ve ibadet sadece o na Allah a yakınmanın sığınmanın şekli yok bence olmamalı da sunni olsun şii olsun hırıstıyan da musevide müslümanda tek yaradan a ibadet ediyor sonuçta ama senaryo farklı dediğim gibi Maksadınız namazda ki hal ve hareketlerden se farklılıklar var tabi ama bu şekilcilikten başka bir şey değil bu kutuplaşma ve ibadette ayırdımın ta kendisidir canlar.
0 oy
24 Eylül 2012 ero (61,160 puan) cevapladı
fark yok denecek kadar azdır diye biliyorum.. sadece Hasan ve Hüseyin i fazladan zikrederler
0 oy
2 Ekim 2012 mtsrkn (3,620 puan) cevapladı
İbadetlerde şekilcilik olsa bile sonuç olarak herkes öğretisini kimden alıyorsa ona göre hareket ediyor..
0 oy
3 Aralık 2012 suskunyurek (1,700 puan) cevapladı
Suni ve şia farki sunnilerden sunniler ehlibeyti sevmiyor kabulllenemiyorlar hz muhammedi severken torunlarini ve hz ali,yi sevmiyolar bende gösterişte isimlerini dile getirmeleri muharrem ayinda programlari sunmalari bende bunlar pravakotörlük ....yapmacik içten bulmuyorum...şialar ise ehlibeytti seviyor fakat alevi insanlarida içlerine çekmeye kendileri gibi olmayada davet eder gibi bir amaç var gibi ...sunni ile şia arasindaki fark nedir bunu anlamak istiyorum bu konuda bilgilenmek istiyorum...
0 oy
4 Aralık 2012 enelhak (30,100 puan) cevapladı
ALEVİLİK,SÜNNİLİK VE ŞİİLİK ARASINDAKİ FARKLAR NEDİR? Alevilik, Dini İslam, Kitabı Kuran, Allah'a kul, Hz.Muhammet´e bağlı, Hz. Ali'ye talip, Ehli-i Beyt yolunu süren, Hacı Bektaşi-ı Veli'nin "eline, beline, diline sahip" olmayı ilke edinen, iyi düşünce, iyi söz ve iyi davranışta kendini bulan, tanrı korkusu yerine sevgisini benimseyen, zâhiri bâtınla, bâtini zâhirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yoluyla hakikat dünyasını ulaşan, Kuran´ın şekline değil, özüne inen, akıl ve gönül ile ruhsal olgunlaşma yoludur. “Alevi İslam anlayışı; İslamiyet´in Kuran'a dayalı, Hz. Muhammed'in buyruklarına göre ,İslamI evrensel boyutları ile yorumlayıp yeryüzü insanlığına yeni kapılar açan bir büyük düşünce akımı olan Tasavvuf felsefesiyle hayat bulan, bir insan bütünlüğüdür, özünü insan sevgisin-de bulan Tanrı´nın insanda tecelli ettiğine inanır. Alevi İslam anlayışı, Hoca Ahmet Yesevi, Ebul Vefa, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve Anadolu Erenleri, Kuran´ı en iyi yorumlayan filozof velilerin görüşlerinden ilham alarak hayat alanı bulmuştur. Anadolu'yu İslamlaştıran bir yorumdur. Alevilik, İslam dinin özüdür; manasıdır. Alevilik İslam içinde insanidir, aklidir, ahlakidir. Hz. Ali inancının, Kuran ayetlerinin yorumu-dur. Alevilik bir iç dünya olayıdır, his ederek yaşamaktır, insan olan her şeyi özünde duymaktır. Alevilik, Hz. Muhammed-Ehlibeyt taraftarı, Hz-Ali ve onun soyunda gelenlere büyük bir saygı ve muhabbetle bağlılıktır. Alevilik, Ehlibeyt´in yoludur. Alevi-Bektaşi kendisini her anlamda yetiştirmiş, kâmil insan demektir. Alevilik, dış yüzünden halka ve iç yüzün den Hakka bakan bir inançtır. Alevilik görünüş itibari ile Cafer-i Sadık mezhebidir. İmam Cafer-i Sadık içtihatlarına göre hareket eder ve onun yolunu sürer. Alevilik, İslam dinini de Kuran yorumu ile kabul eder. Kuran´ın gerçek manasına vakıftır ve tüm mevcudatın Hakkın kendi öz var-lığından ibaret olduğuna inanır ve bilir. Kuran´ı Kerim´in yorumudur ve İslam´dır. Alevilik İslam içerisinde doğmuştur. Toplumsal, kültürel, yapısal ve inançsal kimlik oluşmasında etkili olan inançsal temeller yaratmıştır. Bu nedenlerden dolayı İslam´ın içindedir. Alevilik, Alevi: (Ali – Evi) Hz.Ali´nin soyundan galipte onun tasavvufi yolunu izleyenler ile, o´nun soyundan gelen (Seyyid, şerif Hacegan) kollarından olan herhangi bir mürşide ikrar verip bağlananlardır.Al-i Beyt(Yüce ev) Temelde Hz.Ali´nin soyuna mahsus olan bu isme sonradan ikrar verip bağlananlarda katılmıştır.(Bk.H.Kaya Alevilik tanıtım ve ilkeleri Manisa 1994) “Alevi” Hz. Ali ailesinin adıdır. Hz. Ali´ye bağlı olan, o´nu seven Hz. Ali´nin yolundan giden, Hz. Ali´nin taraflarına Alevi denilir. Ali´yi sevenlerdir. Aleviliğin tanımlanmasını 941-942 yılında Ebu Dulaf yapmıştır. Alevilerin Ali sevgisi, taraftarı içinde Ehl-i Beyt sevgisiyle Ali´yi ve ev halkıyla sevenler taraftarı olanlar, izinde gidenlere Alevi denir. Aleviler, Ehl-i Beyti sevenlerdir. Tevella taraftarları da denilir. Sevmeyenlere de Teberra denilir. Alevilik, Hz Muhammed´in son dönemlerinde ki gelişmelere içersinde gelişmeye başlar. Tasavvufa eğilimli sufi çevreler ve Hz. Ali etrafında toplanırlar. İşte Alevi İslam İnancı; erdemliği,yüceliği,insancılığı,barışı sağlayan ve insanlığın özlem duyduğu, paylaşımcılığı sağlayacak birinci yol olduğu, gerek inanç bakımından,gerekse ahlak esasları açısından dünyanın en insancıl ,en özgün,en ahlâklı,en görkemli inanç ve kültür bütünlüğüdür. Alevi ; kelime olarak Ali´ye ait veya Ali´ye bağlı olma anlamına gelir. Alevilik, her ne kadar Hz. Ali´ye ve yakınlarına taraftar anlamında ise de asılında sadece Hz. Ali´ye yakın olmak anlamında anlaşılmamalıdır. Alevilik, Kur´an ve Alevi İslam´ı Hz. Ali´nin anlayıp anlattığı gibi anlamaktır. Alevilik, İslam inancını, özünde beslediği amaçlar doğrultusunda anlamaya çalışan, insanda yücelmeyi, şekil şartlarından daha çok içsellikle arayan, İslam´ın bir tasavvufi yorumudur. Buna göre Alevilerin İslam içindeki yeri şöyledir: Dini İslam, kitabı Kur´an , Allah´a kul, Hz. Muhammed´e ümmet, Hz. Ali gibi Ehl-i Beyt´in yolunu süren, yani Kur´anı ve İslam´ı Hz. Ali gibi anlayan ve oniki imamlar gibi inancı sürdürenlerdir. Alevilik,Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz. Ali´nin adaletinden ayrılmayan temelinde insan sevgisi bulunan her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk, farkı gözetmeyen, eline, diline, beline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik, demokrat, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan, ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre ve Sünni inancın dışında yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, kokuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaratılan ikiliğinden Varlık Birliğine Varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda, hem ilahiliğin hem de irfan iliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali´den neslin imametini teberra ve tebella ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir. Alevi İslam inanç ve felsefesi Sünni İslam inan ve felsefesinden çok farklıdır. İslam´ın iki temel inanç kolundan biri olan Sünnilik devlet ile bütünleşmenin ve İslam Ortodoks temsilci olmanın verdiği artık farklarla güçlü olan kanadın; bu gücü rahmet ile değil zulmet ile kullananların elinde hürriyetleri boğulan Aleviler ise özgür olmayan kanadın temsilcileri olmuştur. Ortodoks İslamiyet, seven bir ümmetin değil, korkan bir ümmetin; hayatı kalıplayan, her türlü yenilgiye kapalı olan ve bunları din adına koyan bir ümmetin; bilmediği bir dil ile ibadet etmek yüzünden dininin gerçek mesaj ve anlamını kavramaya fırsat bulamayan şekilci bir ümmetin; ibadeti yasak sayar gibi yapan, dinimizi yalnız namaz borcunu, oruç borcunu ve benzerlerini ödemek şeklide anlayan ve bu işlevleri yerine getirmekle dinsel. ödevlerini tamamlamış olmak gibi yanıltıcı ve aldatıcı bir tatminkarlığa kendilerini kaptıran bir ümmetin sembolü olmuştur. Alevi ibadetinin hayatını dolduran şey; şekil, protokol, ezber değil Edep-Erkan´dır. Hayat bir eylemdir. İnsana yakışır yaşamak, eylemin insana yakışır olanını kullanmaktır. Alevilikle bu Edep´tir. İnsan yapabileceğiyle değil, yaptıklarıyla insandır. Gerçekleştirdiklerinin bir toplamıdır. Alevilik, Hilafetçi değil Cumhuriyetçidir ! doğmacı değil, akılcıdır ! Dinsel doğmalar özgürce yorumlanarak… insana düşünme tanımayan imana yan durak şekle değil öze, biçime değil, ruha yönelerek edep ve erkan üzere yaşar ! Zahiri batın ile, namazı niyaz ile ,Camiye Cem ile ,Kıbleyi insan ile, Kabe´yi gönül evi ile, Haşrı şudur ile, kıyası içtihat ile, Kaderciliği özgür irade ile ,kulluğu özgür insan ile ,Tanrı korkusunu Hak sevgisi ile ,Yaratan -Yaratılan ikiliğin, varlığın birliğiyle, biati, kötüye değil haklı ve adil olana layık görmek ile , Arabi adet ve icaplarını ata evi gelenek ve görenekleri ile, Dini akıl –gönül sentezi ile karşıla*****; şeriat dünyasını aşıp tarikat dünyasında, hatta ondan da öte marifet dünyasında kendini yeni temel ve boyutlarda inşa etmiştir. İşte bütün bunları hayatıyla özdeşleştirerek yaşayandır Alevi…! Alevilik kelime anlamı olarak Hz.Ali´ye bağlı olanlar anlamına gelir. Alevilik İslam´ın Ehl-i Beyt yorumu ve anlayışıdır. Hz. Muhammed ile nübüvvet son bulmuş, Hz.Ali ile velayet dönemi başlamıştır. Alevilik Kur-an ve İslam´ı Ehl-i Beyt yorumuyl
0 oy
6 Aralık 2012 suskunyurek (1,700 puan) cevapladı
çok teşekkür ederim emeğinize yüreğinize sağlık
0 oy
7 Aralık 2012 jeofizik (140 puan) cevapladı
cok guzel bir acıklama olmus tesekkurler. bunca zamandır rastlamadıgım bir acıklama...
0 oy
7 Aralık 2012 enelhak (30,100 puan) cevapladı
Eyvallah değerli Canlar yararı olduysa ne mutlu :) ...
0 oy
9 Mart 2014 Özdemircan (440 puan) cevapladı
Alevi, Nusayri, Caferi, Şii, Bektaşi ve Kızılbaş... hepsi aynı kaynaktan doğmuş gruplardır! İtikatta (inançta) aynı olmakla beraber amelde farklılıkları bulunan, kendisini Ehlibeyte ait hisseden topluluklardır! Bu parçalar kendiliğinden olmamış, bilakis tarihte mevcut yönetimler tarafından parçalanmışlardır! Emevi hanedanından, abbasi'ye ve son olarak da osmanlı saltanatlarının yoğun çalışmalarıyl...a ayrıştırılmış, tek kaynağın neferleridir! Ve günümüzde de mevcut hükümet tarafından daha fazla gruplara bölüştürülmeye çalışılan mazlumlardır! Nedir bu ayrıştırmanın hikmeti derseniz; birinci olarak Ehlibeytten bize miras olarak kalan "Adalet" inancıdır! Bu sebepledir ki tarihten bu yana Ehlibeyt taraftarları hiçbir zaman zalim iktidarlara boyun eğmemişlerdir ve eğmeyeceklerdir! Bu da ister istemez mevcut yönetimlerin dikkatini üzerimize çekmiş ve bizi yola getirmek içinde çeşitli işkenceler, sürgünler, katliamlar, asimile çalışmaları yürütmüşlerdir ve yürütmektedirler! şeytan ve şer güçler de Ehlibeyte tabi olan insanları birbirinden ayrı tutup, güçlenmesine engel olmaya çalışmışlardır ve çalışmaktadırlar!
Hoş geldiniz, Alevilik hakkında merak ettiğiniz herşeyi sorabilir veya sorulan bir soruyu cevaplayabilirsiniz.
...