ATAMIZA Yapilan Iftiralar(Mutlaka Okuyun)

0 oy
2 Mayıs 2012 Atatürk Köşesi kategorisinde EndLess (1,980 puan) sordu
Yapılan Saldırıların Nedeni * Atatürk milliyetçiliğine dayalı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti´ni yıkmak veya bölmek isteyenlerin önündeki en büyük engel Atatürk´tür. * Öncelikle Atatürk´ün kendisidir. * O´nun Türk ulusunun gönlünde yaşamasıdır, O´na bağlılığıdır. * Atatürk faktörü varoldukça hiçbir güç Türkiye´yi bölemeyecek veya bir İslam devleti kuramayacaktır. * Bu sebeple, amaçları ülkenin batması olan hainler ve onlara göz yumanlar öncelikli hedeflerini Atatürk faktörünü yıkmak olarak görürler. * İzledikleri metodoloji ise; öncelikle İslamiyet´i saptırarak demokrasi ve laikliğin Allah´a karşı gelmek olduğunu göstermek, * Müteakiben demokrasi ve laikliği Atatürk´ün getirdiğini vurgulamak, * Ayrıca O´nun hain, namussuz ve İslamiyet düşmanı olduğunu söyleyerek mümkün olduğunca çok kişiyi kandırmaktır. İftiraların Kaynağı * Yapılan saldırıların en önemli kaynaklarından biri Rıza Nur´dur. * Rıza Nur tıp doktorudur. Birinci ve İkinci Meclis´lerde iki dönem milletvekilliği yapmıştır. * Lozan Konferansı´na İsmet İnönü mahiyetinde katılmıştır. * Kurtuluş Savaşı´ndan sonra 14 ciltlik “Türk Tarihi” isimli bir eser yazmıştır. * Eylül 1926´da hastalığı münasebetiyle Fransa´ya yerleşir ve kendisine milletvekili maaşı ödenmeye devam edilir. * Atatürk 1927 yılında Nutuk´u okur ve yayımlar. * Nutuk´ta bu kişinin, Balkan Savaşı sırasında vatana ihanet ettiğini, Arnavutları isyana teşvik ettiğini açıklar. * Rıza Nur 1928 yılında Nutuk´u okur ve “Hayat ve Hatıratım” isimli anılarını yazmaya başlar. * Eser tamamen Nutuk´a cevap şeklindedir ve orada geçen olayları ters yüz ederek anlatmaktadır. * Anılarını 1935 yılında, British Museum´a 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir. Diğer bir ifade ile olay tanıklarının ölmesini bekler. * Anılarında Atatürk´ü kötüler ve bir nevi intikam alır. * Kurtuluş Savaşı´nın kendisinin sayesinde kazanıldığını iddia eder. * Lozan´ı yapan, saltanatı kaldıran ve devrimlerin fikir babası olarak kendisini gösterir. * Kendi anılarından Rıza Nur´un kişilik yapısını çıkaran doktorların ifadeleri şöyledir. * Ağır bir ruhsal bozukluk, homoseksüel eğilim, narsisizm, paranoid reaksiyon, vs. * Kendi anlatımlarında yazdıkları ise şöyledir. * Gençliğinde tecavüze uğrar, bir harbiyeliye aşık olur ve kadın olmak ister, “kadını erkekle eşit saymak hatadır”, “kadın çocuk makinasıdır”, “Arnavutları isyana teşvikim iftihar sebebidir” der, vs. Annesi ve Babasına Yönelik Saldırılar * Zübeyde Hanım bir kişiyle beraber yaşıyormuş. O kişi ölünce babalık davası açmış. * Kişinin yakınları ölen kişinin, Zübeyde Hanım´ı genelevden iki yaşında oğlu ile birlikte odalık aldığını söylemişler. * Mahkeme geneleve sormuş ve genelevin yanıtına göre Zübeyde Hanım 19 Haziran 1881´de oğlu ile beraber geneleve girmiş ve 11 Nisan 1882´de ölen kişi tarafından çıkarılmış. * Diğer bir ifade ile babası belli değilmiş. Annesi ve Babasına Yönelik Saldırılara Yanıtlar * Zübeyde Hanım, Ali Rıza Efendi ile 1871 yılında 14 yaşında iken evlenmiştir. * Sözde mahkeme kararı 1882 yılında alınmıştır. Ancak bu tarihte Zübeyde Hanım hala Ali Rıza Efendi ile evlidir ve dört çocuk (Fatma, Ahmet, Ömer, Mustafa) sahibidir. * Ali Rıza Efendi 1893 yılında vefat etmiştir. Diğer bir ifade ile başka birine babalık davası açtığı anda Zübeyde Hanım hâlâ Ali Rıza Efendi ile evlidir. Böyle bir dava açması mümkün değildir. * Ayrıca, Osmanlı´da devletten müsaadeli, ruhsatlı ve meşru genelev yoktur. * Dolayısıyla mahkemenin genelev ile resmi olarak yazışması mantıklı değildir. Soyuna Yönelik Saldırılar * Mustafa Kemal Türk değilmiş. * Yahudi dönmesi, Sırp, Bulgar, Makedonmuş. Soyuna Yönelik Saldırılara Yanıtlar * Zübeyde Hanım´ın soyu yörüktür. Fatih Sultan Mehmet döneminde Karamanoğlu Beyliği´nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar´da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. * Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilmiştir ve sonra Selanik´e göç etmiştir. * Konya bölgesinden geldikleri için “Konyarlar” ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve anılmışlardır. * Ali Rıza Efendi´nin soyu, Aydın/Söke´den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, “Kocacık Yörükleri”ndendir. * Aile, sonra Selanik´e göç etmiştir. * Manastır´da yerleştikleri yere “Kocacık” denmiştir. Sofrasına ve İçkisine Yönelik Saldırılar * Sarhoşmuş, ayyaşmış, sabaha kadar içermiş, körkütük sarhoş olurmuş. * Sofrası zevk ve sefa alemiymiş. Ülkeyi sofradan idare edermiş. * Geceyi içki ve fuhuş aleminde, gündüzü uyu***** geçirirmiş. Sofrasına ve İçkisine Yönelik Saldırılara Yanıtlar * Atatürk alkol kullanırdı. Rakıyı tercih ederdi. Baş mezesi leblebi, beyaz peynir ve kavundu. * Ancak günlüklerde ve anılarda aşağıdaki ifadeler vardır. * Ciddi işler konuşulduğunda kahveden başka bir şey içmezdi. Buhranlı zamanlarda O´nun için sofra-içki yoktu. * Korkunç derecede iradesi vardı. Sarhoşluktan hoşlanmazdı. * Atatürk´ün akşam sofraları ünlüdür. Birçok günlük ve anı defterinde aşağıdaki ifadeler vardır. * Atatürk´ün sofrası bir yemek, içki, eğlence sofrası değil bir nevi akademi, dershane idi. Sofranın karşısında bir karatahta bulunurdu. * Sofranın dağılması, görüşülen konunun önemine göre idi. Bazen sabahlanırdı. * Tek eğlence alaturka saz getirip onu dinlemekti. Çoğu zaman gelen sanatçılar bir köşede unutulup geri dönmüşlerdir. * Atatürk sofrasına herkesi bir maksatla davet ederdi. Oraya davet şeref sayılırdı. * Atatürk bilmediklerini sofralarda bilenlerden öğrenirdi. Bakanlar, milletvekilleri hep o tebeşirli karatahtaya kalkmışlardır. * Sofra bir idare yeri değil, dostları ile sohbet ve danışma yeri idi. * Aynı zamanda bir imtihan yeri idi. Bir vazifede kullanacağı kişileri söylemeden, hissettirmeden burada yoklardı. * Atatürk çalışmalarında; zaman, mekân ve imkân kavramlarıyla ilgili değildi. Başladığı bir işi bitirmeden rahat edemezdi. * Az uyurdu. Uykuda geçirdiği zamana acırdı. * Nutuk´u hazırlarken 20-30 saat aralıksız çalıştığı olmuştur. Beraber çalıştığı arkadaşları yorgunluktan baygınlık geçirirken kendisi çalışmaya devam etmiştir. Cinsel Yaşamına Yönelik Saldırılar * Eşcinsel imiş. * Latife Hanım ile bu yüzden ayrılmış. * Başkalarının eşlerine sarkıntılık edermiş. Cinsel Yaşamına Yönelik Saldırılara Yanıtlar * Atatürk öncelikle bir insandır. Tabii ki sevmiş ve sevilmiştir. Sevdiklerine mektup, şiir ve şarkılar yazmış ve bunları günlüklerinde açıkça ifade etmiştir. * Eşcinselliğine yönelik Rıza Nur´un iftiralarından başka hiçbir belge ve kanıt bulunmamaktadır. * Yakınları hiçbir evli kadınla ilişkisi olmadığını belirtmektedir. * Ayrıca hiçbir ilişkisini Köşk´e taşımadığı, saati saatine tutulan Nöbet Defteri´nden anlaşılmaktadır. * Bu defterde bazen “Büyük Bayan”a gittiğinden bahsedilmektedir. Ancak bu bayan kardeşi Makbule Boysan (Atadan)´dır. * Atatürk´ün evliliği yaklaşık 2,5 sene sürmüş ve 5 Ağustos 1925 ayrılmışlardır. * Tüm yakınlarının belirtiklerine göre ayrılmayı Mustafa Kemal istemiştir. Latife Hanım son ana kadar umudunu kaybetmemiş ve tekrar beraber olabilmek için her türlü yakını araya koymaya çalışmıştır. * Ayrıldıktan sonra bir daha evlenmemiş ve Atatürk´e bağlılığını sürdürmüştür. Dini İnancına Yönelik Saldırılar * Mustafa Kemal dinsizmiş, kâfirmiş. * Laiklik adı altında din düşmanlığı yapmış. * “Devletin dini olmaz” diyene Müslüman denemezmiş. Dini İnancına Yönelik Saldırılara Yanıtlar * Öncelikle herkesin dini kendinedir ve hiç kimseye kimseyi yargılamak düşmez. * Atatürk söylevlerinde şunu açıkça belirtmiştir. “İslam´la birlikte insanlık, dünya yaşamını düzenlemede yararı, zararı kendine ait olmak üzere serbest kılınmıştır.” * Kur´an´da bunu belirten sayısız ifade bulunmaktadır. * Atatürk ayrıca şunları da belirtmiştir. * “Bizim d

2 Cevap

0 oy
2 Mayıs 2012 enelhak (30,100 puan) cevapladı
Teşekkürler değerli Can...
0 oy
3 Mayıs 2012 devran (43,200 puan) cevapladı
Paylaşım için teşekkürler can araştırmalarının devamını merakla bekliyorum ;)
Hoş geldiniz, Alevilik hakkında merak ettiğiniz herşeyi sorabilir veya sorulan bir soruyu cevaplayabilirsiniz.
...